Madame Bovary - Bir Mutsuzluk Ve Çaresizlik Hikayesi

Gustave Flaubert- Emma Bovary

Herkese selam!!! Buradaki paylaşımlarım biraz yavaşladı bu ara ama diğer bloglarımla meşguldüm yani yazmaya hiç ara vermedim. Bugün hayatımda önemli yeri olan bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Aslında sadece benim için değil, dünya edebiyatındaki en önemli 100 eser arasına girmeyi başarmış bir yapıt. Madame Bovary... Fransız yazar Gustave Flaubert'in bu ölümsüz eserinin gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek yazıldığını biliyor muydunuz? Flaubert, 1848 yılında intihar eden Veronique Delphine Delamare' in hikayesinden etkilenip bu kitabı yazmış. 
Kitabın baş kahramanı Emma, erken yaşta annesi ölünce çiftçi babasının yanında yetişmiştir. Okuduğu kitaplar onu hayal aleminde yaşatmaktadır. Dul doktor Charles Bovary ile evliliğinin özlemini duyduğu hayat olduğunu düşünür, ancak kısa süre sonra küçük bir köyde vasat eşi ile yaşadığı hayat onu sıkar. Önce genç katip Leon, sonra da arazi sahibi Rudoplhe ile yasak aşk yaşar. Bu arada sürekli borçlanır ve içine düştüğü çıkmazdan kurtulamayınca arsenik ile intihar eder. 
Kitabın benim için önemine gelirsek ; ilk okuduğumda lise son sınıftaydım ve lise bitirme sınavı için ödev olarak hazırlamıştım bu kitabı. O kadar iyi hazırlanmıştım ki 10 almıştım. Aslında o dönem çok romantik bulduğum bu hikaye için oldukça da gençti yaşım. Daha sonraki yıllarda tekrar okudum. Neden bu kitabın beni bu kadar etkilediğini bilemiyorum ama normalde okuduğum birçok kitabın konusunu unutabiliyorum. Unutamadığım birkaç kitaptan biri de Madame Bovary. Kütüphanede bulunca bir de Almancasını okuyayım dedim. Artık hayatta bu kadar tecrübe yaşadıktan sonra, gençlik yıllarımdaki romantizmle okumasam da; eski bir dostla zaman geçirir gibi okudum. Okuyup sevdiğim kitapları tekrar okumayı seviyorum belli zaman geçtikten sonra. Hayatın her döneminde farklı bir bakış açısıyla okuyor ve farklı tatlar buluyoruz kitaplarda. 
Yazıldığı dönemde fazlaca cüretkar ve ailenin kutsallığına karşı bulunduğu için yasaklanan bu eseri henüz okumadıysanız, dünya klasikleri arasındaki haklı yerinin hatırına okumanızı öneririm. 


11 yorum:

  1. Ben de okuduğum kitapları yeniden okuyup farklı yaşın bakış açısıyla bakmayı seviyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Okudum mu ya da adı mı aklımda hatırlayamadım . Ama isim olarak çok net aklımda . 😊 Okumaya bir yerlerden başlamam gerek , çok ihmal ettim . Sevgiler . 💕

    YanıtlaSil
  3. Sanırım sizin ödev olarak da yapmış olmanızın belleğinizde yer etmesine katkısı oldukça belirleyici olmuştur. Ben her okuduğumda aynı kitapta daha farklı şeyler de olduğunu seziyorum.

    YanıtlaSil
  4. Yıllar önce okumuştum ama sanırım tekrar okunmayı hak ediyor. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  5. Hem okudum hemde filmini izlemiştim. Aynı zaman da Emma depresif bir kişilikti ve sonunda yaşadıkları..
    Klasikleri çok erken yaşta okumamak gerek.
    Selamlar.

    YanıtlaSil
  6. Ben de çok eskiden okumuştum, Greta Garbo'lu filmini de izlemiştim. Çok acıklı, çok kötü bitmişti sonu diye hatırlıyorum zaten sen de yazmışsın arsenikle intihar etti diye.....:(
    Emeğine sağlık Derya'cığım. :)

    YanıtlaSil
  7. Interesting!

    https://julesonthemoon.blogspot.it

    YanıtlaSil
  8. Great post darling, like it so much!
    Enjoy in day! ♥
    Visit my blog: Maleficent

    YanıtlaSil
  9. okumadım ne yazık ki, eşim de çok sever klasikleri, hemen alalım :)

    YanıtlaSil
  10. Bu kitabı her yıl okumalıyım okumalıyım diyerek kendime hatırlatsam da okuma fırsatım bir türlü olmadı :) İnşAllah bu yıl okur ve yorumlama fırsatı bende bulurum.

    YanıtlaSil
  11. " Hayatın her döneminde farklı bir bakış açısıyla okuyor ve farklı tatlar buluyoruz kitaplarda" Çok doğru bir saptama Derya. Gerçek hayattan öyküleri daha çok severim ben, canlı yayınları da. Genç kız iken babamın zorlamasıyla okumuştum. Bu defa şimdiki anlayışımla okuyayım. Kuyruğa girmiş kitaplarım ama bunu unutmadan okumalı.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.