Kaybedeni Belli Bir Oyun

Şubat 17, 2017

-İzdüşümüm düşmüş kalan hayatımın her dakikasına. Elbet soracak kalbim, biliyorum; kimden kaldığı belli olmayan acılarıma "Neden hala yanımdasınız ve artık gitseniz olmaz mı ki?''-

Blogger- özgün yazı



     Yalansız adım atmayan, yüzsüzlüğüyle gurur duyan bir kadındım ben, Aşka inanmayan, aldatmayı maharet sayan pisliğin teki. Benim için her erkek aynıydı. Uzun-kısa, yakışıklı-çirkin. Duygusal-komik, ciddi-neşeli. Hepsi ama hepsi aynıydı. Ayırt etmiyordum senin anlayacağın. Hevesim için yaşardım. Kullanıp atılası bir varlıktı erkek denen mendil. Hiç konuşmazdım kendimle ve korkardım bir erkeğin gözlerinin içine bakmaya. Çünkü bilirdim, bakacağım her göz hapsetmeyi deneyecekti beni kendi içine. Ama oynayamıyordum rolümü.
blogger-özgün yazı


     Bazen hiç olmadık anlarda bir parkta buluyorum kendimi. Bankta oturmuş, elinde bira kutusu küfrediyorum ağaca, kuşa, yoldan geçenlere. Kimeydi kinim? Kimin, neyin için vazgeçmiştim hayatımdan?

     Annemi de görmeyeli çok oldu. Nerdeyse sekiz aydır da aramıyorum. Hep o arıyor. Olabildiğince kısa kesiyorum konuşmalarımızı. Hal hatır, havadan sudan konuşmalar. Sonra da elvedalar. Biliyorum gelmek görmek istiyor beni ama ben istemiyorum. Son gördüğü gibi kalmak istiyorum aklında. Gerçi son gördüğünde pek iyi sayılmazdım ya. Bir elimde bira kutusu bir elimde sokaktaki bir çocuğun elinden kaptığım uçan balon olduğu halde hastaneye götürmek isteyen anneme direniyordum. Sonra bayılmışım. Gözlerimi hastanede açtığımda ne annem yanımdaydı ne de başkası. Dayanamamış o halime çekmiş gitmiş. Tavanda asılı duran balon tek refakatçimdi.

     -Utanmalı mıydım kendimden?- Yine bi hastane odasında sormuştum bu soruyu kendime. Şekeri yükselip hastaneye götürdüğüm bi arkadaşıma refakatçi kaldığım odada gelmişti bu soru aklıma. Durup dururken o pis hastane kokusu eşliğinde aklıma gelen soru. Şimdi o pis kokuyu yine ciğerlerime çekiyorum. Yanımdaysa tek refakatçim küçük bir çocuktan çaldığım ve her nasılsa buraya kadar gelmiş, salına salına o koca gözleriyle beni dikizleyen -kedicik- yüzlü uçan bir balon.

     Sen, şimdi bu satırları okuyan insan! Her kimsen işte. Şuan farkında değilsin belki ama çok şanslısın biliyor musun?

blogger-özgün yazı



Merhaba

     Adımı yok benim. Yo, hayır unutmadım. Yok sayıyorum. Hem nasılsa ben koymadım, kullanıp kullanmamakta bana kalsın değil mi?  Sen, şimdi bu satırları okuyan insan! Her kimsen işte. Şuan farkında değilsin belki ama çok şanslısın biliyor musun? En azından sana konulmuş adı kabullenip kullanıyorsun. Sana biçilen rolü layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorsun. Benden daha tutsaksın, bense özgür. Kabul edemedim senin gibi olmayı. Sığamadım mı, yoksa bol mu geldi bana biçilen rol düşünmedim bile? En baştan reddettim kendimi.

     Şimdi yukarıya dön ve tekrar oku yazdıklarımı. Aklına gelen ilk şeyi çiz kafana. Hep dediğim gibi -Bazen bazı oyunlar tersten başlamalı, kaybeden en başta belli olmalı.-





7 yorum:

  1. güzel yazı ama isimsiz kahramanımızın dediklerine pek katılmadım

    YanıtlaSil
  2. Kural bu, kural koymaz yazdıklarına. Bir yazın vardı Ajdariye diye. Ya da hepimizin içinde Ajdar mı var, öyle bir şeydi. Bloggerlık hatıralarım kitabı yazıyorum, şu günlerde düzenlemesiyle meşgulüm. O minik bir yazıydı Umut, izin verirsen onu ve benim yorumumu da geçiyorum kitaba. Herkesten, her şeyden bahis olacak o kitapta.
    Çok güzel olmuş bu da, böyle kadıncağızlar çok ve kınamamak lazım. Ama o psikolojiyi nasıl yakalamışsın takdir ettim doğrusu. Yazını görünce sevindim. Sevgiler kardeşime. Teşekkürler Derya, sevgiler canım :)

    YanıtlaSil
  3. Bir hastane Odası ve bir çocuktan çalınmış kedicik- yüzlü uçan bir balon ..Güzel bir yazı olmuş İsimsiz olması ayrı bir güzellik katmış yazıya bana göre Bir devam İster bu yazı bence :) Yüreğine kalemine sağlık Sevgiler ...

    YanıtlaSil
  4. İsimsiz bir aşktı belki de illegalliğin diplerinde gezen

    YanıtlaSil
  5. Sen yazmayı asla bırakma kurall. Kuralsızca yaz ama hep yaz. Son cümlenden sonra tekrar başa döndüm ve okudum işte o zaman tamamlandı hikayen. Ne diyeyim her satırı ayrı bir güzel tavandaki refakatçi balon ise iç burkucu :( Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  6. Yazıyı ilk çıktığında okumuştum. Soğuk duş etkisi yarattı bende. Nedenini çok iyi tespit edemedim, belki eğlenceli yazılardan sonra geldiği için oldu. Bu küçük bir ihtimal aslında... İlk paragrafta çizilen kadın portresi oldukça negatifti, kullanılan kelimeleri sertti. Soğuk duş etkisini büyük ihtimalle bu iki sebep yüzünden yaşadım.
    Hikayeyi şimdiki okuyuşumda ise o etkiden eser yoktu ve yazıda sıradanlığı kabul etmeyen bir kişiliğin yalnızlığını ve hayata karşı öfkesini gördüm.
    Kaleminize sağlık Umut Kural. ;)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.